Son Yazılar

Eşsizlik

İnsan/sanayi üretimi olmayan her şey. Baş parmağım ve işaret parmağımın arasında tuttuğum minik bir çilek. Aynısından bir tane daha yok. Girintileri çıkıntıları bunun gibi olan, büyüklüğü, dokusu, üzerindeki minik sarı beneklerin sayısı. Kara topraktan yararlı şeyleri, suyu çekti kendine. Böyle güzel kokmayı başardı. Kokusuna mutluluk saklaması daha da büyük bir başarı bence. Onu yemem ölmesi […]

Zeytin dalında bir serçe

Üstteki fotoğrafta görünmüyor bile. 5 gram mıdır 10 mu? Konduğu dalı azıcık eğiyor sadece, Öyle zarif ki… Minicik kanatlarıyla yeniyor yerçekimini, Minicik ciğerlerinden neşeli bir şarkı söylüyor, Kalbim de eşlik ediyor şarkısına Seviyorum, çok seviyorum. Mucizelerini an be an izlemeyi doğanın Kendi mucizelerime açıyor gözlerimi Doğa orda ben burda değiliz, o gövde ben kanat O […]

Dünya ile oynayalım mı? (1)

Geçen gün eşimle mutfakta yemek yapıyorduk. Ben sanırım çıkan bulaşıkları hızlıca yıkarken eşim de sebzeleri doğruyordu. O anın tadını çıkarmak, beraber vakit geçirmenin güzelliğini an be an yaşamak yerine koşullanmış zihnime kapılıp gerilim yarattığımı eşimin uyarısıyla fark ettim. Ben anneme gittiğimde bir şey yaparken bana hep karışır annem. Anneler ❤️ “Daha küçük doğra, suyunu şimdi […]

Dünya ile oynayalım mı? (3)

Evet, en zor konulara baktık. Doğası koşullanmak olan zihnimiz ve duygu / düşüncelerimizin momentumu olan bir enerji alanı olduğu ve zaman zaman bizi tamamen ele geçirmesi gerçeği. Böyle güçlü duyguların ortasındayken yapabileceğimiz basit bir pratik var. Diyelim ki içimizde zor bir duygu belirdi. Onu bastırmaya çalışmak yerine, evet tam şu anda böyleyim diyebilmemiz gerekiyor her […]

Dünya ile oynayalım mı? (2)

Koşullu zihnimize yakından bakmak başka bir şeyi daha gerektiriyor. Duyguların ve düşüncelerin bir enerji alanı olduğunu anlamak. Belirli düşünce ve duyguların bilinçsizce beslenmesi ve sonuç olarak bu alanın giderek güçlenmesi; ki bunun gelecekte de aynı duygu ve düşünce örüntüleri içinde yaşayacağımız anlamına gelmesi. Hiç fark ettiniz mi, düşünce ve duygularımızın bir momentumu var. Tamam artık […]

Sevgi Banyosu

Karantina günlerinde, özellikle sokağa çıkma yasağının olduğu iki günde varsa minik bir balkonunuz çıkın. Bugün güneş var. Çok şanslıyız. Ben çıktım. Balkonun hemen önünde bir zeytin ağacı, bir üzüm bağı ve yeşil büyük bir ağaç daha var. Bu üçünün dallarında saklanan bolca serçe, çatıları tutmuş kocaman martılar, birbirini kovalayan güvercinler, karga çığlıkları. Nereye baksam hayat […]

Kalbim; Bilge, derin, güçlü

Bugün bir meditasyon müziği açtım. Büyük salon penceresinin önüne dimdik oturdum. Öyle şanslıydım ki martılar, güvercinler, kargalar bir sürü kuş kurşuni gökyüzündeydi. Bir yerlere konuyorlar, yine havalanıyorlar, dalıyorlar, şarkı söylüyorlardı… Rüzgarlı bir gün… Ağaçlar eğilip eğilip kalkıyor. Kökleri derinde, huzurlular… Bir iki çiçek veriyorlar rüzgara, alıp götürsün diye. Ben oturmuşum. An’a gelince nefes yavaş. Burdayım. […]

Ayna

Neydi o neydi? Hep bildiğimiz ama hep unuttuğumuz önemli olan o şey neydi? Şimdi unutmamak üzere hatırlayabilir miyiz? Güneşli bir günde evden çıkıp, sevdiklerimizle sokaklarda buluşabilmek, mevsime göre giyinip dolaşabilmek, her çeşit ayakkabı ile spora, dağa, dansa gidebilmek… Tek bir hareketle ulaşabildiğimiz sıcak ve temiz suyumuz, cebimizdeki her bir kuruş para ve evlerimizde sevdiklerimizle aynı […]

Olduğum gibi; tam, değerli, güçlü…

Eğer şu an karmakarışıksan, ne hissettiğini, ne düşündüğünü bilemiyorsan, korku önce zihnini sonra yüreğini ele geçirmişse, sinirliysen bu tam da öyle olması gerektiği için. Eğer öyle olmasaydı garip olurdu… Doğal akışta, anda, “olduğu gibi”likte türlü güzellikler saklı bizim için. Düşüncenin ötesinde bir alana dokunmak için güzel zamanlardayız. Bizi karmaşıklığa sürükleyen her düşüncenin biraz daha altında […]

İlham

An’da yaşamak… Hiç denediniz mi? Tüm bilinç ile yüzde yüz bir yerde olmak… Birkaç saniye sonra yine kaybolmak ile sonuçlanabilir ilk zamanlar sakın ha korkmayın… Anda yaşamak demek; derinlerdeki sağlam graniti bulup evini onun üzerine inşaa etmek demek. Diğer türlüsü ise evini deniz kumu üzerinde, uçurumun kenarında, sığ bir temel üzerine oturtmak demek. Yağmurlarda, rüzgarlarda, […]