Başlıksız

Hiçbir sınırlama düzeltme olmadan aklımdan geçenleri kağıda dökseydim neler çıkardı ortaya acaba? Düşüncelerle aynı hızda dökülseydi kelimeler kağıda, harfi harfine. Sabah rutinime eklemek istediğim bir şey bu. Uyandığımda telefona bakmadan önce hatta meditasyona oturmadan önce içimdekilerin kağıda seller gibi akmasını istiyorum. Her gün tekrarladığım yaşam biçimimden öyle şikayetçiyim ki. 30 yaşımda bir şey oldu bana. […]

HİSSET

MERHABA! Bir cuma gününün ikinci yarısından yorgun bir merhaba! Nasılsınız bugün? Kendinizi rahat bırakıyor musunuz? İnsan kendi kendini herkesten çok rahatsız ediyor. “Böyle hissetmemeliyim.” “Böyle olmamalı. Bunu düşünmemeliyim. Hatta bazen; “Ben bozuldum galiba” Bu hayatta yolumuzu yürürken kendimize yapacağımız en büyük iyilik “hissetmeye izin vermek” olmalı. Kaçınmak için kendimizi çılgınlar gibi meşgul etmek, ört-bas, inkar, […]

ho’oponopono

“seni seviyorumözür dilerimlütfen beni affetteşekkür ederim” “Kendini anlatmak üzere burada değilsin, kendini anlamak üzere buradasın.” İnsan düşünce ve duygularıyla öyle karmaşık bir canlı ki… Ne desek, ne söylesek duruma hiçbir katkısı olmaz bazen. Böyle durumlarda kalbimdeki niyete sığırım. Kimseyi incitmeme niyetime ve buradan hareket ederim. Esenlik getirmeyeceğini bildiğimiz bir şeyi takip etmek mutluluk getirmez. Cesaret […]

Merhaba

Merhaba geçiş dönemi. Başladım, yürüdüm, yürüdüm. Sonra durmuşum. Geri geri yürümüşüm. Hatta maraton koşmuşum. Yorulup uyandım sonra. Hayat ileri geri iç içe geçmiş örüntülerle dolu. Uyanık bir bilinç için her gün düzenli olarak bir şeyler yapmazsan tatlı tatlı kanatan dikenler her gün yaranı derinleştirir, daha çok zehri verir damarlarına, daha tatlı uyursun. En sonunda bilebildiğin […]

İnsana Evrim

Evrim bu dünyadaki en gerçek şeylerden biri. Hayat, canlıların önüne aşması gereken bir takım engeller – fırsatlar- çıkarıyor. Canlılar güzelleşiyor, değişiyor. Birbirinden farklı milyonlarca, akıl almaz güzellikteki hayat formu kısa bir süre için dünyada beliriyor ve yok oluyor. Bu hayat formlarının özde bir olduklarını görebiliyorum. Kocaman bir okyanusun farklı yerlerindeki damlalarıyız. Sonsuz, akılalmaz bir zekanın […]

Bugün böyleyim.

Biz unutmaya çok meyilliyiz. Yüzeysel hayat çok yoğun çekiyor bizi içine. Çok ama çok derin bir çelişki var ki; o da yüzeysel hayatla çok şey yapmanın aynı şey olması. Derin şeylerin ise sakinlikten, odaklanmaktan, boşluktan doğuyor olması. Kalabalıkların içinde, kalabalık şeylerle, rüyada gibi yaşanan günler… Dokunmadan dokunmak, tatmadan yemek, basmadan yürümek hatta koşmak tam da […]

Derin Ben, Yani Sen.

8 ay önce blogu yazmaya başladığım ilk gün kendimi böyle tanımlamışım: “Minik bir kadın. Derindeki evrensel, ilahi ve sonsuz kaynağa, bilince doğru yolculuğa çıkmış, zihnindeki mayın tarlasını, korkularını çıplak ayaklarıyla geçmeye, temizlemeye niyet etmiş, derin ben’e yürüyen minik bir kadın.” Son zamanlarda dikkatim, enerjim, odağım çok fazla şeye – insana – işe bölündü. Çalışmak, hayatın […]

Uçmak mı? Savrulmak mı?

Yavaş yavaş sindire sindire okuduğum bir kitap var. Uzun zaman oldu okuduğum tek yazar Echkart Tolle. Var olmanın gücü kitabında Echkart sık sık mutlak gerçek, ilüzyon gibi kelimeler kullanıyor. Tek bir gerçeğin olduğunu ve diğer her şeyin de bu tek gerçekten kaynaklandığını söylediği cümlesini okuyunca şöyle bir durdum. Hala da duruyorum. Evet, tek bir gerçek […]

Gökyüzü

Gökyüzünde hayat var. Son zamanlarda gökyüzünden önüme beyaz tüyler düşüyor. Penceremin hemen önüne, ayaklarımın hemen dibine. Bazen alıyorum onları. Evime, iş yerime, çantama koyuyorum. Gökyüzündeki durgunluğu, hareketliliği, renkliliği, kuşları, tüyleri izlemek içime sessizliği davet ediyor. Güzel şeyler, güzel düşünceler sessizlik ve boşluktan doğar. İzin veriyorum. Normal zamanları, günleri içimizde bu dinliği biriktirmek için kullanmalıyız. Çünkü […]