Kendimle Sohbet

Seni hiç anlayamadım, sen de beni hiç anlayamadın. Aynı sayfada buluşamadık.

Gel senle oturup konuşalım, seversin blues açtım sana. İmalar, sezgiler, söylenmemiş ama içten içe bilinen şeyleri, itirafları, gerçekleri ortaya dökelim. Utanmadan, çekinmeden, olduğu gibi. Arkadaş olabilir miyiz?

Ama bana cevap olarak imkansız hayal yoktur deme. Önce tam olarak ne istiyorsun onu bir söyle. İstediklerinin bedeli ne, onu bir düşün. Bu bedele değer mi istediklerin? Sırtına yük mü olacak, yanında yürüyen birine ucu dokunacak mı, dokununca yakacak mı?

Hayal kırıklığına yer bırakmak gerek heybede.

Köy yaşamına özenen insanlar gibi; kentten göçüp gittiğinde etrafta sadece çiçekler, kuzular, bal arıları, dağlar, minik evler, neşeli çocuklar mı olacak sandın? Kış gelince suyun donacak, sobaya odun lazım, baca tıkandı, fare, böcek bastı evi, baktın suladın ama ürün vermedi toprak… Hadi bakalım.

Her hayalin hakkı verilmesi gereken zorlukları vardır. İnsan önce ne istediğini bilmeli. Arzuların peşine düşmeden önce, savrulmadan önce anlamalı ne istediğini. Gerçekten istediğim ne? Bazen meditasyonlarda yönlendirici sorar, kalbinin en derin arzusu ne?

İkimizin de sevdiği bir şey biliyorum; huzur. Hayatımda huzur olmalı. Sadelik, sakinlik güneş gibi doğmalı her güne.

Neyse devam ederim kendimle sohbetlere, karalarız bir şeyler yine. bakalım neler dökülecek daha…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s