HİSSET

MERHABA! Bir cuma gününün ikinci yarısından yorgun bir merhaba!

Nasılsınız bugün? Kendinizi rahat bırakıyor musunuz? İnsan kendi kendini herkesten çok rahatsız ediyor.

“Böyle hissetmemeliyim.”

“Böyle olmamalı. Bunu düşünmemeliyim. Hatta bazen; “Ben bozuldum galiba”

Bu hayatta yolumuzu yürürken kendimize yapacağımız en büyük iyilik “hissetmeye izin vermek” olmalı. Kaçınmak için kendimizi çılgınlar gibi meşgul etmek, ört-bas, inkar, direnç bunların hepsi zehir. Öyle bir zehir ki yüzeye gelmek, duyulmak, anlaşılmak isteyen duygulara negativite yükleyerek genele yayılan bir gerginliğe, öfkeye sebep olan bir zehir.

Her duyguyu içine alabilecek, nazikçe taşıyabilecek kadar geniş olduğumuza inaniyor musunuz?

Zihin seviyesinde buna inanmak çok zor ama meditasyonlarımda bu inanç gövdemde bir obje gibi katılaşıyordu adeta.

Biliyorum ki iyileşebilmek için hissetmek şart.

Yoksa bütün gün ordan oraya koşturan, bir şeyler yapıp eden robotlar olurduk. Acıyı, mutluluğu, özlemi, huzur ve güven duygusunu derinden hissedip yaşayamadıktan sonra canlı olmanın, nefes almanın ne anlamı var?

Haftasonu kendimizi rahat bırakalım mı biraz? Duygu düşünceler şefkatle harman olsunlar. Karanlık ve ışık da iç içe değil mi her zaman?

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s