Uncategorized

Yolculuk Başladı…

İnsanı içine doğru bir yolculuğa çıkaran şey ne?

Herkese oluyor mu acaba? Ömrünün bir bölümünde, 30 yaşında, 50? belki 70, belki 17 yaşında içten gelen bir çağrıya kulak verip rahatsız bir yolculuğa çıkma dürtüsü…

İnsanın kendi çok katmanlı halini tanımaya başlaması çok korkutucu olabiliyor ilk zamanlarda.

İnsanın kendi değeriyle ilgili muhteşem bir pasaj okumuştum yaklaşık 1 yıl kadar önce. Tüylerim diken diken olmuştu. Sonra ne fark ettim biliyor musunuz? Değerli olduğuma inanmadığımı. İnanmadığım o kadar netti ki. İçimde bir gerginlik baş gösterdi. Bilinçaltım aksine inandığı şekilde, duyduğu ve anlamadığı bu cümleleri duyunca tüylerimi diken diken etti, boğazıma yumruyu koydu. Bu düşünceyi bir an önce kafamdan atmalıydım. Yoksa başım beladaydı. Bu kötü his boğazımdaydı.

Photo by Daniel Mingook Kim on Pexels.com

İlerleyen zamanlarda kendime baktıkça -of- neler gördüm neler, bilinçsizce inandığım, inandığım için bilinçsizce tekrar tekrar yaşadığım bir dünya şey. Bunları gün ışığına çıkarmak ayrı bir çaba, bunlarla kendimden utanmadan yüzleşebilmek ayrı bir çaba, kabul edebilmek apayrı bir çaba, kabul kabımı genişletmek başka bir çaba, hissetmem gerekenlerden kaçmadan saklanmadan hissetmeye “izin vermek” en ama en büyük çaba ve en sonra kabul edebildiğimde kendiliğinden gelen dönüşüm ve özgürlük hissi.

Her gün her an bir şeyler fark edebilirsiniz kendinizde. Bilinçli nefes alıyorsanız. Ne yaptığınıza, nasıl yaptığınıza, aklınızdan geçenlere bakıyorsanız. İlk zamanlarda şefkat eksikliğinden öfke, kabul edememe, suçlama, utanç yükseliyor içinizden. Berbat hissediyorsunuz. Ama bu yola giren geriye gidemez artık. Gün gün, öz sevgi, öz şefkat, öz kabul tek tek birleşip büyüyor içinizde. Kök derine, dallar başınıza uzanıyor. Ve dönüşüm başlıyor. Katman katman anıları soymaya, onlara yüklediğiniz anlamları serbest bırakmaya, duygusal yükleri tek tek iyileştirmeye başlıyorsunuz.

Ama şöyle bir hataya düşmemek gerek; bu bir gün bitecek, en sonunda aydınlanacağım, özgür olacağım diye egonuzun gelip sizi kandırmasına ve böyle bir beklentiye sokmasına izin vermeyin. Her uyanış andaki aydınlanmadır bana göre. Aydınlanma bir kere değil, her nefeste olandır. Biz insanız. Düğüm düğüm, adım adım, ilmek ilmek işleyeceğiz eşsiz deneyimimizi. Bu mavi yeşil gezegende insan olarak var olmanın hakkını vereceğiz. Yolculuk boyunca kendimize bakacağız, bırakmamız gerekeni bırakacağız, hayretlere uğrayacağız, kabul kabımız genişleyecek, hayat bu kabın içini gürül gürül doldurup taşıracak, gün gün, an be an devam edecek yolculuk. Her gün biraz daha özgür, özgün ve neşeli.

Photo by luizclas on Pexels.com

Dikenler, iğneler rahatsız şeyler insanı mutlu edebilir mi? Eğer bakış açınız aşırı derecede esnediyse evet; sizi gülümsetebilirler. Of evet, özgürleşebileceğim bir başka tetikleyici, bırakmam gerek bir başka düşünce/inanç. Karışmış yumağı düzgünce eğirmek gibi.

Kulağa hiç hoş gelmiyor değil mi? Evet başlangıçta zor. Devam ederken de zor ama bir iç görü – bir güven gelişiyor zamanla. Esniyoruz, nasıl tanımlanır bilmiyorum. Daha ileri, daha ileri cesaret ediyoruz. Kendini tanımak, sevmek. Daha önemli bir şey var mı hayatta bilmiyorum. Sevdiklerimizi daha tatlı sevebilmemizi sağlıyor, zevk kapasitemizi arttırıyor, neşeyi çağırıyor. Zorlukları kabul ve pes etmeme kabiliyetimizi arttırıyor.

İnsan olabilmek…

Bilmediğim dönemeçlerle karşılaşmaya, yolculuğa gün gün adım adım devam etmeye hazırım, razıyım. Her şeyiyle kabul. Her şey kabul. Her şey yolunda. Sevgiyle…

Yolculuk Başladı…” için 2 yorum

thedeepi için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s