Uncategorized

Meydan Okuma – 2

Gün içinde zihnimiz binlerce düşünce üretir. Bu onun görevi. Kalbimizin atmayı bırakmaması gibi, zihnimiz de sürekli düşünce üretir. Evrimsel süreçler nedeniyle bu düşünceler olumsuz olmaya yatkındır. Hayatta kalmak için en kötü senaryoyu bilmek ve çözüm üretmek ister zihin. Yani atalarımız bu sayede zor zamanları kolay atlattılar. Evrim devam etti, çağlar değişti ve modern insan için bu durum biraz problem olmaya başladı. Her şey olması gerektiğinden bile iyi olduğu durumlarda dahi insanlar küçücük bir olumsuzluğun peşine kocaman felaket senaryoları yazmaya başladılar. Gerçek olamayacak kadar zor ihtimaller için gerçekleşmiş gibi peşinen acı çektiler. Çektik, çekiyoruz.

Fonda sürekli gürültü yapan bir buzdolabı düşünün. Bir süre sonra o kadar alışırız ki varlığını bile unuturuz. Ancak biri fişi çekerse “oh be ne gürültüymüş!” deriz.

İç alanımızda neler oluyor diye farkındalıkla hiç bakmadığımızda fondaki her şeyi otomatik pilotta tekrar ederiz. Zihnimiz geçmişi sürekli canlı tutma eğilimindedir, bedenimiz de bu geçmiş duyguları yeninden yaşayıp koşullanmayı beslemek için adeta açlık çeker. Bazen fark ediyor musunuz olumsuzluktan beslendiğimizi? Bir konuyu yanlış anlamaya belirsiz bir çekim ile gönüllü olduğumuzu, egomuzu tatmin için tartışma çıkardığımızı ve hep haklı olma ihtiyacımızı?

Çoğu insanda bilinç ve zihin bir çarkın dişlileri gibi iç içedir. Bilincin tamamı zihin aktivitelerince çekilmiştir, kafamızdaki sesi direkt olarak biz olarak algılarız bu sebeple. Benlik kavramımız, zihne -yani egoya- indirgenmiştir.

Aklımızdan geçen düşüncelerin sadece birer düşünce olduğunu fark ettiğimiz anda, bilincin dişlileri zihinden yavaşça ayrılır. Düşünceye hemen tepki vermek, aksiyon alıp, geçmişin “şimdi”de yaşamasının önünü açmak yerine, düşünceleri izlemeyi seçebiliriz. Bilincin ışığını düşüncelere yansıttığımızda bunların geçmişten gelen bir koşullanma mı yoksa şu anda özgürlüğümüze ve iyiliğimize hizmet eden bir şey mi anlamak ve seçmek için fırsatımız olur.

Gün içinde iç alanımda neler oluyor, aklımdan neler geçiyor diye farkındalıkla bakmaya niyet edebilir misiniz? Bunu ilk zamanlarda çok unutacağınızı şimdiden söylemeliyim. Günün sonunda “a bugün hep otomatik pilottaydım” diyebilirsiniz. Ama niyet edince, her gün pratik yapınca bir süre sonra eforsuz olarak iç alanınızla yakın temasta olduğunuzu fark edeceksiniz.

Şunu da söylemeliyim ki bunu yapmaya başladığınızda öz şefkat çok önemli olacak. Farkında olarak baktığınızda aklınızdan geçenler sizi memnun etmeyebilir, öfke yükselebilir, irrite olabilirsiniz ama yine fark ettiğimiz an özgürlüğe ayrılan ilk yol ayrımı olacak. Tepki vermeden – koşullanmış düşüncelerimi ve onun dürtülerini görüyorum ve şu an da iyiliğime hizmet eden yeni bir şey seçiyorum – deme fırsatını her yeni anda seçme özgürlüğüne sahip olduğumuzu gördüğümüz an kalıcı ve tatmin edici bir dönüşümü başlatmış olacağız.

Zihin seviyesinde başlattığımız hiçbir aksiyon kalıcı olma eğiliminde değildir. Zihin yaramaz bir çocuk gibi daldan dala atlama eğilimindedir. Bilinç seviyesinde -içten dışa- bir aksiyon gerçek ve kalıcı dönüşümü başlatır. O zaman bu günden itibaren gün içerisinde iç alanımızı kontrol etmeye, hoşlanmadığımız şeylerle karşılaştığımızda bunları kağıttan gemilere koyup önümüzdeki nehre bırakmışız gibi akıp gitmelerine izin vermeye niyet edebilir miyiz?

İç alanımızda ne yükselirse yükselsin, biz bunların üzerinde yükselebilecek, bunları gözlemleyip akmalarına izin verebilecek kadar esnek ve geniş varlıklarız.

Bu pratiğin bir güzel tarafı da artık bize hizmet etmeyen, bilinç altımızın tutunup kaldığı, zarar veren, ileriye adım atmamızı engelleyen ne kadar çok limitleyici kısıtlayıcı inanç ve düşüncelere sahip olduğumuzu görmek ve bunları temizlemek için çalışmaya cesurca niyet etmemizi sağlayacak olmasıdır.

Bu pratikte nelerde zorlandınız, neleri fark ettiniz yorumlarda paylaşırsanız tartışabiliriz. Herkese mutlu bir gün diliyorum.

Meydan Okuma – 2” için bir yorum

  1. Ne kadar doğru söylemişsin.. Kalbimiz atmayı bırakmaması gibi düşüncelerimiz de bizi sürekli olarak kontrol eden olmazsa olmazımız. Düşünce olmazsa bilinç olmaz, bilinç olmazsa da hayatta yolumuzu bulabilmek ne zor olur kim bilir.
    Öz şefkatse belki de belki de başkalarına bile çok daha fazla gösterdiğimiz oysa adı üstünde özümüze hiç katmadığımız bir mesele..
    Bu yazından kendime çıkardığım görev kendime karşı daha merhametli ve şefkatli davranmaya çalışmak olacak. Yine harikasın teşekkürler 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s