Son Yazılar

Bir adım sonrası ferah. Ama ayaklarım geri gidiyor. Hem güveniyorum hem güvenemiyorum. Kapıyı tam kapatacağım, aralık bırakıyorum.. İçeri yel giriyor, hasta ediyor beni. İleri Rüvi, ileri.. Derin bir nefes al, bırak kendini..

Marla

Beni her gün kapıda karşılayan küçük bir kızım var. 3,5 yaşında, yeşil gözlü, minicik. Benden istediği tek şey sevgi. Yanıma uzanır beraber uyuruz. Mutfakta yemek yaparken kapının önünde beni izler. Bir şeyler yaparken gelir uzatır o minik başını. Oyun oynamak istediğinde belli eder, kaldırır beni. Gece mece dinlemeyiz saklambaç oynarız evin içinde. Sinirlendiğinde basar patiyi. […]

22:22

Hafızam çok iyiydi benim. Dinlediğim, gördüğüm şeyleri kolay kolay unutmazdım. Uzun rakamları, telefon numaralarını bi’ kere okuyarak aklımda tutardım. Herkes için çok önemsiz görünen detayları seneler sonra ayrıntılarıyla anlatırdım. Şimdi ise 2 saniye önce düşündüğüm şeyi unutuyorum. Dikkatim çok dağınık. Kafamı toplayabilmek için durup dakikalarca düşünüyorum. Çok yorgun, bitkin hissediyorum. Sabahları gözlerim açılmıyor. Yürümek en […]

Başlıksız

Hiçbir sınırlama düzeltme olmadan aklımdan geçenleri kağıda dökseydim neler çıkardı ortaya acaba? Düşüncelerle aynı hızda dökülseydi kelimeler kağıda, harfi harfine. Sabah rutinime eklemek istediğim bir şey bu. Uyandığımda telefona bakmadan önce hatta meditasyona oturmadan önce içimdekilerin kağıda seller gibi akmasını istiyorum. Her gün tekrarladığım yaşam biçimimden öyle şikayetçiyim ki. 30 yaşımda bir şey oldu bana. […]

HİSSET

MERHABA! Bir cuma gününün ikinci yarısından yorgun bir merhaba! Nasılsınız bugün? Kendinizi rahat bırakıyor musunuz? İnsan kendi kendini herkesten çok rahatsız ediyor. “Böyle hissetmemeliyim.” “Böyle olmamalı. Bunu düşünmemeliyim. Hatta bazen; “Ben bozuldum galiba” Bu hayatta yolumuzu yürürken kendimize yapacağımız en büyük iyilik “hissetmeye izin vermek” olmalı. Kaçınmak için kendimizi çılgınlar gibi meşgul etmek, ört-bas, inkar, […]

ho’oponopono

“seni seviyorumözür dilerimlütfen beni affetteşekkür ederim” “Kendini anlatmak üzere burada değilsin, kendini anlamak üzere buradasın.” İnsan düşünce ve duygularıyla öyle karmaşık bir canlı ki… Ne desek, ne söylesek duruma hiçbir katkısı olmaz bazen. Böyle durumlarda kalbimdeki niyete sığırım. Kimseyi incitmeme niyetime ve buradan hareket ederim. Esenlik getirmeyeceğini bildiğimiz bir şeyi takip etmek mutluluk getirmez. Cesaret […]

Merhaba

Merhaba geçiş dönemi. Başladım, yürüdüm, yürüdüm. Sonra durmuşum. Geri geri yürümüşüm. Hatta maraton koşmuşum. Yorulup uyandım sonra. Hayat ileri geri iç içe geçmiş örüntülerle dolu. Uyanık bir bilinç için her gün düzenli olarak bir şeyler yapmazsan tatlı tatlı kanatan dikenler her gün yaranı derinleştirir, daha çok zehri verir damarlarına, daha tatlı uyursun. En sonunda bilebildiğin […]

İnsana Evrim

Evrim bu dünyadaki en gerçek şeylerden biri. Hayat, canlıların önüne aşması gereken bir takım engeller – fırsatlar- çıkarıyor. Canlılar güzelleşiyor, değişiyor. Birbirinden farklı milyonlarca, akıl almaz güzellikteki hayat formu kısa bir süre için dünyada beliriyor ve yok oluyor. Bu hayat formlarının özde bir olduklarını görebiliyorum. Kocaman bir okyanusun farklı yerlerindeki damlalarıyız. Sonsuz, akılalmaz bir zekanın […]

Bugün böyleyim.

Biz unutmaya çok meyilliyiz. Yüzeysel hayat çok yoğun çekiyor bizi içine. Çok ama çok derin bir çelişki var ki; o da yüzeysel hayatla çok şey yapmanın aynı şey olması. Derin şeylerin ise sakinlikten, odaklanmaktan, boşluktan doğuyor olması. Kalabalıkların içinde, kalabalık şeylerle, rüyada gibi yaşanan günler… Dokunmadan dokunmak, tatmadan yemek, basmadan yürümek hatta koşmak tam da […]